Yeşilçam’ın o unutulmaz klasiğini hepimiz hatırlarız: Köyden İndim Şehre. Saffet, Himmet, Gayret ve Hayret kardeşlerin ellerinde bir çuval altınla Ankara’nın, İstanbul’un keşmekeşine dalıp kayboluşlarını izlerken hem güler hem de o naif taşralı ruhun şehir canavarı tarafından nasıl hırpalandığını görürdük.
Zaman değişti, devir tersine döndü. Şimdilerde sinema salonlarında olmasa da Anadolu’nun dört bir yanında yepyeni, vizyoner bir film vizyonda: Şehirden İndim Köye!
”Cin Ali”nin Yeni Dünyası
Geçtiğimiz günlerde, İstanbul’un gri koşturmacasını arkamda bırakıp yerleştiğim Manisa’nın Dombaylı köyündeki evimde, tıpkı benim gibi radikal bir kararla Balıkesir’in bir köyüne yerleşen eski bir dostumu ağırladım. Yıllar sonra bir araya gelmiştik gelmesine ama masadaki gündemimiz artık çok başkaydı.
Bizler, adeta ilkokul birinci sınıftaki o meşhur kahraman gibiydik; “Cin Ali Köyde!” Doğayı, toprağı, yaşamı sıfırdan ve çocuksu bir merakla yeniden öğreniyorduk. Şehirde hangi “app”i indireceğimizi konuşurken, burada “Güneş tepedeyken bahçe sulanmaz, yaprakları yakarsın” kadim bilgisini masaya yatırıyorduk.
Devamı linkte…..
https://www.gelibolupostasi.com/yazar-yazilari/sehirden-indim-koye-yeni-nesil-bir-ust-versiyon-koyluluk/

